Unlimited Design

Selina Kazazoğlu, hayatı boyunca daha iyi bir yaşam tarzı arayışı içerisinde olmuş bir iç mimar. Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümününden mezun olan, sonrasında İtalya’nın Floransa şehrinde yer alan, Florence Design Academy bünyesinde, Endüstriyel Tasarım üzerine yüksek lisans eğitimini tamamlayan Kazazoğlu, bu arayış sonucunda yapılacak en doğru şeyin yaşadığımız ve çalıştığımız atmosferde değişiklik yapmak olduğunu öğrenmiş.

Kazazoğlu 2008 yılından bu yana çalışmalarını kendi firması Unlimited Design bünyesinde sürdürüyor. Unlimited Design olarak gerçekleştirilen tasarımların tümü, ortamın fonksiyonu ve kullanıcının karakteri dikkate alınarak hazırlanıyor, yaşam tarzları, hazırlanan ortamlara yansıtılıyor. Tasarımlarını hazırlarken tüm hedefinin son teknoloji ve yepyeni materyallerle, sıradışı tasarımlar yaratmak olduğunu söyleyen Selina Kazazoğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

selina1

Mimarlık serüveni sizin için nasıl başladı?

Çok küçük yaşta evde bizi eğitmek ve oyalamak için annem televizyon ve bilgisayar oyunları yerinde her zaman daha eğitici ve öğretici yöntemler tercih etti. Oyun hamurları, rengarenk kağıtlar, binlerce kalem, boya ve fırçalar… Tablom hiçbir zaman kağıt ile sınırlanmadı, evin duvarlarını ve odamdaki mobilyaları dilediğim gibi boyamama her zaman izin verildi. Sanırım bugün mesleğim olan iç mimarlıktan keyif almaya o zamanlar başladım. Yıllar içinde büyüdükçe değişen tarzımı her zaman odama ve yaşadığım ortama yansıtmışımdır. Her sezon değişen tasarımlarımı uygularken babamla haftasonları saatlerce mobilya keserdik. Ailemin bana her zaman destek olması sanırım cesaretimi arttırdı.

Türkiye’de mimarlığın gelişimini ve bugün geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz? Gündemin şekillendirdiği mimarlık eğilimleri neler?

Günümüzde mimarlık ya da iç mimarlık diploması almak artık çok kolay oldu, bu nedenle de binlerce mimar ve iç mimar her sene mezun olarak gelişen inşaat sektöründe kendini buluyor. Rekabet çok yoğun olduğundan seri uygulamalar ve kısa sürelerde düşünülmeden yapılan tasarım çalışmalarına ağırlık verilmeye başlandı.

İşçilik kalitesine ve detaylara önem vermeyen mimarlar yetişmeye başladı. İnsanların yaşam alanlarının şekillendirilmesinin ve gecekondu mantığıyla mekanların tasarlanması beni çok rahatsız ediyor. Bize görev olarak verilmiş mekan ve arazileri şekillendirirken bir farkımızın olması gerektiğini düşünüyorum.

selina9

Mimari çizginizi, işlerinizi tanımlayan en iyi sözcükler/cümle ne?

Biraz ondan biraz bundan…

Şu an üzerinde çalıştığınız proje/projeler ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Çok farklı tarzlara ve bütçelere ait projeler üzerinde çalışıyorum. İki tane villa projem var. Bu villaların çok büyük olması ve içerisinde yaşanıyor olmasından ötürü her sene bir kısmını ele alarak tasarımlarımı yapıyorum. Kısım kısım yapılan villardan bir tanesi 4 kişilik, 2 tane ilkokula giden çocuğu olan bir ailenin evi. Koyu, şık, detaylı ve bambaşka textürleri içeren bir tarzı var. Kullanılan endüstriyel ürünler de evin toparlayıcı ürünleri oluyor.

Kısım kısım yapılan diğer villa ise bekar bir beyefendinin evi. Orada da uçuk, seksi, sarcastic (alaycı) bir tarz kullanılıyor. Parlak yüzeyler, geniş oturmalar, iddialı aydınlatmalar, sanatsal duvar kağıtları, feminist heykel ve tablolarla evin her tarafında karşılaşabiliyorsunuz.

Son olarak bahsetmek istediğim projelerimden biri de bir müze; o da büyük ebatlı olmasından ötürü kısmi olarak çalışmalarına devam ediyor. Eski bir tren garına benzetilmek üzere tasarlandı. Çelik kontrüksiyonu, tuğla duvarları, beton zeminleri ile burada tamamen fabrika tarzını yansıtan bir tasarım kullanıldı.

Projelerinizde yüzey tasarımında ne tür malzemeleri kullanmayı tercih ediyorsunuz?

Tasarımlarımda malzeme ve ürünler konusunda limit koymam. Yeni malzemeler, uygulamalar ve dokular kullanmayı çok severim. Her müşterim kendine göre özel, her tasarım ayrı bir tablodur benim için. Bir tabloyu iki kere yapmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Her müşterimde yeni ürünler ve uygulamalar denemeyi severim.

selina3

Gezip gördüğünüz yerler içerisinde sizi yüzey tasarımıyla en çok etkileyen mekan hangisi oldu?

Beni en çok etkileyen mekanı bulmak için çok uzaklaşmamıza gerek yok. Tasarlanmış en mükemmel proje benim için her zaman doğa olmuştur. Toprak ananın yarattığı yeryüzü ve gökyüzü dünyanın neresine gidersem gideyim beni her zaman çok etkilemeyi başarmıştır. Bu yüzeyi unutarak tasarım yapılması, yeryüzünü ve toprağı yok ederek yanyana yapılan yapılarda kullanılan hiçbir dokunun beni mutlu edebileceğini sanmıyorum. Benim için yüzeyler çiğ olmalı; doğal, kaba, dokusu olan malzemeler beni her zaman heyecanlandırmıştır.  Bakıma çok ihtiyaç duymayan yüzeyler yaşamı kolaylaştırdığından müşterilerimin de tercihleri içerisinde olmuştur.

Duvarda kullanılan malzemelerin mekanın bütününe nasıl bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Dik yüzeyler bizim sınırlarımızı oluşturur. İnsanlar sınırlar içerisinde yaşayabilecek canlılar değildir. Farkında olmasalar bile özgürlüklerine ve hareket çemberlerine ihtiyaçları vardır. Fakat sınırları olmayan alanlar da insanlara güvensizlik verir. Bu nedenle tüm dış koşullardan korunmak amaçlı duvarlarımızı- yüzeylerimizi- sınırlarımızı oluştururuz.

Bu alanları tasarlarken insanları yönlendirmek, kullanım amacına uygun şekilde ebatlarını belirlemek, yüzeyleri doğru renk ve malzemelerle giydirmek de bizlerin görevi. Bir kimsenin bulunduğu ortamda istenilen atmosferi yaratmak için önce ışığı düşünür sonra duvarları ve yüzeylerini tasarlarım. Duvarların konumlandırılması ve ebatları gibi, kullanılan malzeme ve renkler de kişinin bütün moduna hakim olabileceği için bence tasarımın en önemli unsurlarından biridir.

selina8

Projelerinizde mimarlığa bakış açınızla müşterilerinizin kişisel ihtiyaçlarını, taleplerini ve yaşam biçimlerini nasıl biraraya getiriyorsunuz?

Şahsi projelerini yaptığım müşterilerimin karakteri ve yaşam biçimleri tasarımlarımın ana konsepti olur. Benimle, beklentilerini paylaşırlar. Tasarımlarımı canlandırırken de kendimi onların yerine koyarım, tasarım ile ilgili bilgime ve onların mekanları kullanım biçimine göre yapıları şekillendiririm. Benim için pratiklik çok önemlidir; evlerin içerisinde kullanılan tüm ürünlerin yerleşimi için alanlar, onlara ulaşım için kısa yollar ve görselliği bozmayacak, temizliği pratik hale getirecek tasarımlar tercih ederim.

Müşterisi görünürde olmayan, otel, restoran gibi projelerde ise müşteri kitlesini belirlerim, bunun doğrultusunda yaşam tarzlarına uygun olabilecek tasarımlara yönelirim. Müşterilere en az zahmetle ulaşımı ve konforu sağlamak amacıyla yerleşimleri yaparım, zahmetsiz ve akılda kalıcı sirkülasyonlar yaratmaya çalışırım. Müşteriyi strese sokmayan, huzurlu atmosferler yaratmaktan keyif alırım.

Küresel çerçevede yaşanan sorunlar ve değişimler (mülteci sorunu, küresel ısınma, yeni teknolojiler, vb.) ekseninde mimarlığın nasıl bir evrim geçireceğini tahmin ediyorsunuz?

Açık alanlarda bulunmak güç olmaya başlayacak, doğanın tepkisi insanların yaşam koşullarına aykırı durumlar doğuracak. Cam kullanımı değişecek. Toprak altına yapılan yapılar önem kazanmaya başlayacak. İklimlendirme sistemleri değişecek, çevreye zarar vermeyen ürünlerin kullanımına insanlar zorlanacak. Yeryüzü kaynakları hızla tüketildiğinden teknoloji yeni enerji kaynaklarıyla çalışan cihazlar üretmeye başlayacak. Yapay zeka hayatımızın her parçasına hakim olacak, insanlar tembelleşecek, evler mekanikleşecek. İnsanların ölüm yaş ortalaması artacak, eğitim internet ağı üzerinden gerçekleşecek. Mesleklerin hepsi yapay zeka tarafından yapılabileceğinden ötürü insan gücünün önemi azalacak. İnsanların hayattaki amaçları değişmeye başlayacak. Yeryüzü yaşanması zor ve çok kalabalık bir hale geleceğinden ötürü, kaynaklarını tüketmek üzere insanoğlu yeni gezegenlere göç etmeye başlayacak. Bu da mimaride yeni bir çığır açacak.

selina10

Unlimited Design
http://unlimitedesign.net/
10006 Sokak No: 64 A.O.S.B. Çiğli – İZMİR
+90 232 723 33 92 | info@unlimitedesign.net


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

INSTAGRAM
ARTSTONE